Dövizde neler oluyor? (04.01.2019)

Yılbaşından sonraki ilk iş gününün ardından Döviz kurları ve Borsadaki ani hareketler yeniden nabızların yükselmesine yol açtı.  Cuma günü biraz daha normal bir piyasa koşulu söz konusu olsa da koşulları yeniden gözden geçirmek gerekiyor.

Son fiyat hareketleri için mantıklı ve makul neden arayanlar için konsensüs sağlayacak bir sonuç henüz çıkmasa da çeşitli yorumlar yapılabilir. İlk akla gelen global ölçekteki risklerin sıcak para üzerindeki etkisi olabilir. Ticaret savaşları endişelerinin (her ne kadar ABD ve Çin arasında süreli bir ateşkes olsa da) bazı büyük teknoloji firmalarını vurmaya başlamasıyla güvenli liman arayışları ön plana çıkıyor. Çin’li Huawei’in Apple’ın tahtını ciddi bir şekilde sarstığı konuşuluyor. Apple’ın satışlarını etkileyen bu koşulların daha başka hangi büyük teknoloji firmalarını vuracağı borsalarda sıkı satışlara neden oluyor. Bu aşamada gelişen ülke piyasaları en fazla sıcak para çıkışına maruz kalanlar durumunda. Ve elbette bunların içindeki en kırılgan ülke olan Türkiye de ciddi hasar alıyor. Ana sebep şimdilik bu olabilir. Peki olumlu ayrışmak mümkün olamaz mıydı. Maalesef hayır, önemli bazı tali hususlar var. Bunlara göz atalım.

Enflasyonun olumsuz seyri bir nebze yavaşlasa da faizlerin yukarı seviyelerde kalması sonucu ortaya çıkıyor. Faizlerin gerilemesi de şu aşamada pek mümkün görünmüyor. Faizlerin MB tarafından düşürülme ihtimali de bir stres kaynağı ancak bunun bu aşamada gerçekleşmesini pek mümkün görmüyorum. Bu faiz seviyelerinde hala 10 yıllık tahvillerde pek satış olmaması olumlu. Ancak mevcut seviyeler sürdürülebilir değil. Kim için değil? Elbette şirketler için. Bankalar hala kredi vermekte tereddüt ediyor. Çünkü sorunlu kredilerin büyümesi olasılığı önce onları vuracak. Bu ortamda şirket karlılıkları 2018 seviyelerini mumla aratacak gibi görünüyor.

Ve hala döviz borçlusu şirketlerin talep edeceği/ettiği meblağlar var. Bireysel döviz alıcıları da seçim öncesi beklenti taşımaya başladı. Son fiyat hareketleri stand-by durumunda bekleyenleri de uyandırdı. Ayrıca seçim sonrası senaryolar da artık konuşulmaya başlandı.

Seçimlerden piyasaları kucaklayacak bir sonuç çıkmama olasılığı var. Yerel seçimlerde ittifakın MHP’ye yarayacağı görüşü konuşuluyor. “Bu seçimde MHP oy patlaması yapacak” söylentileri yayılıyor. 24 Haziran seçimlerinde İyi Parti’nin kopuşuna rağmen MHP barajı aşmayı başardı. AK Parti seçmeninin ikinci partisi MHP olduğu değerlendirmesinden hareketle 5-5.5 oranında bir oyun MHP’ye gitmiş olabileceği tahmin ediliyor. Böyle bir sonucun erken seçim söylentilerini şimdiden hareketlendirmesi mümkün.

Ayrıca Suriye’deki gelişmeler de yakından izleniyor. Çekilme kararının ne şekilde uygulanacağı, YPG’ye verilen silahların akıbeti gibi başlıklar stres yaratmaya devam ediyor. Nitekim Ankara’nın S-400 kararı özellikle Kongre cephesinde baş ağrıtmaya devam edecektir. Suriye’de Türkiye’nin yeni rolü ve orijini ne olacak? Bugünlerde Türkiye’de olacak ABD heyetinin konuşacağı konular en başta bunlar olacaktır. ABD attığı her adımı karşılığını görmek şartıyla atıyor. Burada Türkiye, Rusya ve İran konusunda sıkıştırılmaya devam edilecek.

Tüm bu risk ve olumsuzluklar arasında ne gibi bir beklenti olsun ki bizi olumlu ayrıştırsın? Hikayemiz var mı? İşte bu hikaye eksikliği olduğu sürece yukarı yönlü risklerin fiyatlanması mümkün görünüyor. Döviz sepetindeki aşağı yönlü trendin son hareketlerle bozulmuş olması olası. Usd/Try’in 5,45’deki direnci zorlanmaya başladı. Bu seviyenin sağlamlaşması yukarı yönlü risklerin artmaya devam edebileceğini düşündürüyor. Ancak şimdilik önceki türbülans oynaklıklarının yeniden oluşmasını beklemiyorum. 7,5-10 safsataları yeniden konuşulmaya başlandı. Bu asparagaslar şirketlere daha da yanlış pozisyonlar aldırabiliyor. En başta yapmadıkları riskten korunma işlemlerini çok yüksek fiyatlardan ve maliyetlerden yaptırabiliyor.

Yeni bir hikaye, bana göre Suriye’de yapılacak operasyonun başarıyla devamı ve sonuçlanmasıyla ortaya çıkabilir.  Borsanın da bu risklerden kaçması pek mümkün değil. Zira 89500 desteğinin kırılması, önceki analizimizde de belirttiğim gibi risklerin katlandığına işaret ediyor. Bu arada Altın dikkatle takip edilmesi gereken bir enstrüman haline geldi.