Bariyerli Opsiyonlar

Bariyer opsiyonu, opsiyon karının dayanak varlığın fiyatının belirli bir vade aralığında sabit bir fiyat seviyesine (bariyer) ulaşıp ulaşmadığına bağlı olduğu ürünlerdir. Bu opsiyonların talep görmesinin başlıca nedeni, vanilla put ve call opsiyon kombinasyonları ile yapılandırılmış benzerlerine göre daha az maliyetli olmalarıdır.

Knock-Out ve Knock-In olmak üzere 2 ayrı gruba ayrılmaktadırlar. Knock-Out opsiyonlarda opsiyon, sözleşme tarihi itibariyle aktiftir ve dayanak varlık fiyatının önceden belirlenmiş olan yukarı/aşağı bariyer seviyesini vade tarihine kadar geçmediği takdirde, vanilla opsiyonlara benzer olarak call/put durumuna bağlı olarak vadede kullanıldığı takdirde, vadedeki dayanak varlık değeri ve kullanım fiyatı arasındaki fark kadar uzun pozisyon sahibine ödeme yapacaktır.

Knock-In opsiyonlarda ise opsiyon sözleşme başlangıcında pasiftir ve dayanak varlık fiyatının önceden belirlenmiş olan yukarı/aşağı bariyer seviyesini vade tarihine kadar geçtiği takdirde, Avrupa tipi vanilla opsiyona dönüşerek, (vadede kullanıldığı durumda) vadedeki dayanak varlık değeri ve kullanım fiyatı arasındaki fark kadar uzun pozisyon sahibine ödeme yapacaktır.

Bariyerli opsiyon çeşitleri arasında tezgah üstü piyasalarda sıklıkla işlem gören, dayanak varlık fiyatını bir bant içinde gözlemleyen ve alt/üst bariyerlerin aynı özellikte (Örn, her ikisi de Knock-In veya Knock-Out) veya farklı özellikte (Örn, biri Knock-In diğeri Knock-Out) olduğu çift bariyerli opsiyonlar da bulunmaktadır. Bariyerli opsiyonlar, vadede oluşabilecek prime kısıt teşkil eden bariyer seviyeleri içermeleri sebebiyle bariyersiz vanilla tipi Avrupa tipi opsiyonlara kıyasla daha az maliyetlilerdir. Bariyerli opsiyonlarda genellikle, bariyer tipleri vadeye kadar sürekli bariyer gözleminin olduğu Amerikan tipi Bariyer ve sadece vade tarihinde bariyer gözleminin olduğu Avrupa tipi bariyer olmak üzere 2 çeşittir.

Örnek (Bariyerli Opsiyon):

Bir yatırımcı, cari değeri 2.23 TL olan USD/TL kuru üzerine 6 ay vadeli bir alım opsiyonu sözleşmesi yazmak istemektedir. Yatırımcının başlangıçtaki beklentisi kurun 6 ay vadede 2.23 TL altında kalması yönündedir. Aynı zamanda olası bir ters piyasa hareketinde (kurun yükselmesi durumunda) oluşabilecek zararını da minimuma indirmeyi istemektedir. Bu amaçla üst bariyer seviyesi 2.30 TL ve kullanım fiyatı 2.25 TL olan bir Knock-Out Alım opsiyonunda kısa pozisyon almaya karar verir.

Opsiyonda yer alan nosyonal miktar 100,000 $ olarak belirtilmiş ve yatırımcı opsiyonu karşı tarafa 10,000 TL primle satmıştır. Bu opsiyon sözleşmesine göre opsiyonun vadeye kadar aktif olarak kalabilmesi için dayanak varlık fiyat seviyesinin bariyer seviyesi olan 2.30 TL’ye vadeye kadar herhangi bir işlem gününde hiçbir şekilde temas etmemesi veya bu seviyeyi geçmemesi gerekmektedir. Bu şart sağlandığı takdirde ve vadede dayanak varlık fiyatı, kullanım fiyatı olan 2.25 TL’nin üzerinde kapattığı durumda karşı taraf alım opsiyonunu kullanacak ve yatırımcı bu durumda yükümlülük gereği ilgili ödemeyi gerçekleştirecektir.

Örneğin, bir senaryo dahilinde vadeye kadar (vade günü dahil) spot dayanak varlık fiyatı 2.30 TL altında kalmış ve vade günü 2.29 TL seviyesinde kapamıştır. Bu durumda karşı taraf alım opsiyon hakkını kullanacak ve yatırımcı bu durumda piyasada 2.29 TL üzerinden işlem gören USD/TL kurunu karşı tarafa birim başına 2.25 TL üzerinden ödemek durumunda kalacaktır. Böylelikle yatırımcının toplam karı, opsiyon satışından elde ettiği gelir- ödeme yükümlülük tutarı = ( ) olacaktır.

Bir başka senaryo dahilinde vadeye kadar olan herhangi bir işlem gününde dayanak varlığın 2.30 TL bariyer seviyesini geçtiği gözlemlenmiş ve opsiyonun vadesi beklenmeden sözleşme bitirilmiştir, dolayısıyla yatırımcı opsiyon primi tutarında (10,000 TL) kar etmiştir. Vade tarihi geldiğinde ise kurun 2.40$ seviyesine geldiği gözlemlenmiştir. Bu durumda yatırımcı şayet aynı değerde bir Avrupa tipi bir alım opsiyonunda kısa pozisyon sahibi olsa idi zararı ( ) olacaktı.

 

Kaynak; Sermaye Piyasası Lisanslama Sicil ve Eğitim Kuruluşu